5 Ocak 2012 Perşembe

Sağlıklı olmanın yolu bağırsaklardan geçiyor!

Bağışıklık sisteminin önemli unsurlarından biri olan barsakların ve barsakların en büyük desteği probiyotiklerin hayatımızdaki yeri ve önemini Hisar Intercontinental Hospital Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Güçlü’ye sorduk…

Bağışıklık Sisteminin Direği: Barsaklar…


Erişkin bir insan barsaklarında ortalama 100 trilyon faydalı bakteri ve mantar bulunur. Bunu düşününce barsak savunma sisteminin ne kadar aktif olduğunu anlayabiliriz. Bağışıklık sistemini korumak için zaten programlanmış hücrelerimiz vardır. Ancak yine de bu sistemi korumak için beslenmemize çok dikkat etmemiz gerekir. Dengeli beslenmek, enginar, yoğurt, domates, havuç ve brokoli gibi besinleri sıklıkla tüketmek bağışıklı sistemimizi güçlendirir. Temel besin gruplarımız olan süt ve süt ürünleri, et ve balık, sebze ve meyveler ayrıca tahıllar günde en az 3 ana, 3 ara öğünde yeterli miktarda tüketmelisiniz. Unutulmamalıdır ki lifli gıdalar sağlıklı bir barsak için vazgeçilmezdir.



Barsaklarınızı ne kadar sağlıklı tutarsanız; özellikle iltihabi barsak hastalıkları ve %95 polip dediğimiz et benlerinin neden olduğu barsak kanserine karşı o kadar dirençli olursunuz. Gastrointestinal sistem ortalama 8 metredir ve bütün sistem bağışıklık hücreleri ile kaplıdır. Sayıları yaklaşık olarak 400’ün üzerinde olan bu bakteriler ve mantarlar normal barsak florasını oluştururlar. İlaçlar özellikle antibiyotikler, bakteriler, virüsler, toksinler ve normal olmayan barsak florası bağırsağa zarar verir. Ayrıca hastalıklarda kullanılan antibiyotiklerin faydaları olduğu gibi yan etkileri de çoktur. Antibiyotikler kemik iliği depresyonundan tutun da barsak florasını bozmaya kadar birçok yoldan bağışıklık sistemini etkilerler.

Probiyotik nedir?


Yeterli miktarda tüketildiğinde insan sağlığına faydalı mikroorganizmalara probiyotik denir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek, bazı vitaminlerin sentezini yapmak (K vitamini,B12, Biyotin, Niasin gibi), barsak duvarını zararlı maddelerden korumak ve barsak geçirgenliğini azaltmak, toksinlerin kana geçişini engellemek, iltihabi hastalıkların oluşumunu engellemek, kanser gelişimini önlemek, ishal ve kabızlığı düzeltmek gibi birçok faydaları vardır. Ayrıca bizim prebiyotik dediğimiz lifli gıdalar bazı faydalı mikroorganizmaların çoğalmasını sağlamasının yanı sıra aktivitesini de uyarırlar.


Kanser gelişimi, iltihabi hastalıklar ve alerjik hastalıklar gibi birçok hastalığa karşı koruyucudur. Özellikle kış aylarında daha çok probiyotik tüketimi bağışıklık sisteminizi güçlendireceği, toksin ve alerjen maddelerin vücuttan uzaklaşmasını sağlayacağı için hastalıklara özellikle gastroenterit ve kolitlere karşı daha dirençli olursunuz. İshal, kabızlık gibi barsak hastalıklarının önlenmesinde ve iltihabi barsak hastalıklarında çok önemli destek oluştururlar.

Beyninizle spor yapın

Spor yapamam, spor zor, spor yorucu, spor alışkanlığım yok, spor yapmaya vaktim yok gibi mazeretlerle kendinizi kandırmaktan vaz geçin. Nasıl mı? Beyninize spor yaptırarak tabiiki.


Bütün bu, ve buna benzer bahaneler sizin zamanla öğrendiğiniz şeylerdir. İsterseniz bunu tersine çevirebilirsin. Öncelikle yapmanız gereken zihninizde spora başlamaktır. Zihinde gerçekleşmeyen, kabul görmeyen hiç bir şey gerçek hayatta canlanmayacaktır. Spor yapamamanızın ya da yapmamanızın sebebi zihninizde kendinizi eğlenceli bir şekilde spor yaparken canlandıramamanızdır. Tam tersine spor denince zihninizde bahaneleriniz, acılı ve yorgun görüntüleriniz canlanmakta, ve sonuç olarak da kendinizi spordan daha da uzaklaştırmaktasınız. Şimdi size beyninizle spor yapacağınız bir egzersiz vereceğim. Bu egzersizi 21 gün boyunca tekrarlayın.


Gözleriniz kapatıp rahatlayın, gevşeyin. Kendinizi güzel bir spor kıyafeti giymş olarak görün. Tüm ayrıntıları görün ( ayakkabılarınızın rengi, eşofmanınızın dikiş yerleri, cebi, saçlarınız vs.)


Yapma olasılığınız en yüksek olan, zevk alabileceğiniz bir egzersizi yapmaya başlayın( dans, tempolu yürüyüş, bisiklet...) Bu egzersizi yapmaya devam edin, hafif hafif terleyerek vücudunuzdan fazla yağların ve toksinlerin atıldığını hissedin. Siz egzersize devam ettikçe vücudunuza salgılanan endorfin hormonunun tüm vücudunuza yayıldığını hissederek, gülümseyin. (Gülümseyen yüzünü görmekten hoşlanacaksın) Bedeninizin size minnet ve teşekkürlerini fazla yağlarınızı yakarak ya da toksinleri dışarı atarak sunduğunu hissedin. Arkadaşının ya da aileden birini sana '' çok iyi gidiyorsun, harikasın'' diye seslendiğini duyun. Bunu karşılığında sen ona ne cevap vermek isterdin? Ona cevap veren kendi sesini duy. Egzersizini tamamladıktan sonra duşa gidip, suyun altına girdiğini ve suyla bütünleşerek daha da rahatladığını hisset. Hala spor yapabilecek kadar sağlıklı olduğun için şükret. Bunu başarabilmenin gururuyla gözlerini aç.


Hergün 3 kere beşer dakikalık bu zihin sporunu yaparsanız en fazla 21 gün sonra kendinizi spor yaparken bulacaksınız. Ve uzun zamandır belkide asıl ihtiyacınızın bu olduğunu anlayacaksınız.


Bahanelerinize gelince, bahaneler çürütülmek içindir. Ne bahaneniz varsa isterseniz hemen çürütebilirsiniz. Bazıları için ben size yardımcı olayım.


Spor zor ve yorucu : size uygun olmayan egzersizleri yapıyorsunuz ya da yanlış şekilde yapıyorsunuzdur. Başka bir egzersize yönelin ya da doğru şekilde yapmayı öğrenin.


Spor yapmaya vaktim yok : Günde 30 dakikayı günün geri kalanını daha iyi geçirmek için kullanmak size zaman da kazandırır, sağlıkta. Eve alacağınız bir bisiklette pedal çevirerek televizyon seyretmek size hiç de vakit kaybettirmez. Düzenli egzersiz enerjinizi arttırır ve hayatınızın diğer alanlarını da düzenlemenize yardımcı olur.


Spor için ayıracak param yok : Spor yapmak için klube üye olmanız şart değil. Alacağınız dvd alıp, onları seyrederek yapabilirsiniz. Ya da ayda 30 lira taksitle evinize bir bisiklet alabilirsiniz. Günde 1 lira yapıyor, günde 1 liralık abur-cubur yemezseniz bedavaya gelir :)


Başlıyorum ama arkası gelmiyor : Demekki hiç düzenli egzersiz yapıp faydasın ve zevkini almamışsınız. 21 gün boyunca hergün yapın, 6 ay boyuncada hafta da 4 gün. Aldığınız sonuçlardan sonra bırakamayacaksınız ve spora bağımlı olacaksınız.


Bu kadar sporla ilgili yazdıktan sonra canım egzersiz çekti :)


Bugün, şimdi başlamaya ne dersini? Haydi yetişkinler spora !


Sevgiyle ve sağlıkla ilerleyin...


Arzu Bıyıklıoğlu


NLP uzmanı ve Yaşam Koç

"Estetik cerrah, heykeltıraş gibi olmalı"

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ethem Güneren, estetik cerrahın, aynı bir heykeltıraşın, eserin bitmiş halini hayal edebilmesi gibi, ameliyattan sonra kalacak yara izini, dokuların yeni yerlerindeki duruşunu, yaklaşık hacmini ve biçimini görebilmesi gerektiğini söyledi.



Prof. Dr. Ethem Güneren, yaptığı açıklamada, plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahide yeniden şekillendirme ameliyatlarının
yapıldığını, bu ameliyatların aynı plastik sanatlardaki gibi tasarım bazlı şekillendirme ve biçimlendirme gerektiren işlemler olduğunu belirtti